Evlilik Öncesi Danışmanlık, Boşanma Oranlarını Düşürüyor
Evlilik Danışmanlığı Nedir?
İletişim ve etkileşim içinde sağlanan zihinsel ve duygusal öğrenmenin esas olduğu evlilik danışmanlığı, aslında bir çeşit, üyeleri, evli veya beraber yaşan çift olan psikolojik danışmadır. Ama kapsam, yöntemler, kuramlar ve uygulanan teknikler yönünden evlilik terapisi veya çift terapisine benzer. Ama bu iki kavram birbirinin aynısı değildir ama ayrım yapmak da çok güçtür. Her ikisi de insan davranışlarının temelde yatan nedenlerini, kişilik yapısının gelişimi ve bozulmasıyla ilgilenir. Bu nedenle birbirini tamamlayan psikoloji uygulamalarıdır. Evlilik terapisi tıbbi bir model içinde ele alınır, duygusal içeriği fazladır, daha derin kişilik ve uyum sorunları olan özel bir grupla genellikle hastalarla ilgilenir. Evlilik danışmanlığı ise akıl ve ruh sağlığını koruyucu bir hizmet olup, duygusal içeriği daha azdır, genellikle daha güncel problemleri olan normal insanlarla ilgilenirler.
Terapistin eşlerin kendilerinden çok, eşler arasındaki ilişkiye odaklandığı evlilik danışmanlığında amaç; evlilik içi iletişim, empati ve uyumu artırarak evlilik ilişkisini yeniden düzenlemek, var olan ilişki sorunlarını iyileştirmek ve bu sırada eşlerde görülen davranış bozukluklarını ortadan kaldırmaktır. Bu amaçla terapist problemi değerlendirir. İfade edilmeyen duygular, evlilik içi iletişim problemleri, empati geliştirmeye yönelik müdahaleler, kişisel ve ailesel farkındalık vb. konularda çift ile terapist çözüm için bir plan yapar. Bu plan çerçevesinde “evliliğimiz neden kötüye gidiyor?” sorusunun yanıtı aranır. Çift var olan problemi, kendi bakış açısından ortaya koyar. Terapist, çiftin açık bir dille ve samimi olarak duygularını ve düşüncelerini ifade ederken birbirlerinin sözünü kesmeden saygı ile dinlemelerine, birbirlerini rahatsız eden ve daha memnun edici buldukları davranışlara odaklanmalarına, “bencil” gibi karşı tarafı küçük düşürecek davranış kalıpları kullanılmamalarına, diğerine karşı incitici davranışlarda bulunmamalarına, diğerinin bakış açısını da görmelerine ve anlamalarına, birbirlerini oldukları gibi kabul etmelerine, evlilik danışmanlığının bir “yakınma senası” olmadığı ve eşin veya partnerin karşı tarafı eleştirme şansı bulması nedeniyle kolayca vazgeçilebilecek bir ortam olmadığı konusunda ortak bir anlaşmaya varmalarına, beklentilerini açıkça ve net olarak ifade etmelerine yardımcı olur. Böylece terapist ve çift birlikte yapılan plan ve ortak amaç etrafında birleşir, ilişkide mutsuzluğa yol açan ve rahatsız eden belirli şeylerin net bir fotoğrafını çeker. Ayrıca terapist, çifti birbirlerine ve ilişkilerine ait algıları, yorumları, beklentileri, varsayımları ve standartları keşfetmeye yönlendirir. Böylece yakınmalara yol açan ve uyumu bozan davranış kalıplarının ortadan kaldırılmasına, denge ve düzen sağlanmasına çalışılır. Çünkü “uyumlu davranış” nesiller boyu devredilen genetik bir alt yapı olarak danışanlarda vardır ve iyi bir terapist ile ortaya çıkacaktır.
Çiftin geçmişinin sistematik bir değerlendirilmesi sonucunda; şikayet ve eleştirilerin, savunmacılık, küçümseme ve kaçınma gibi olumsuz davranışların artmasında, altta yatan nedenin çoğu kez “karşılıklı hoşlanılan aktivitelere daha az zaman ayırma davranışı” olduğu görülür. Ayrıca eşlerden birinin herhangi bir problemi belirtmesinin ardından diğerinin olumsuz bir ifadesinin ve ardından da ilk bireyin olumsuz ifadesinin geldiği bir durum olan “problem kışkırtması olayı” sık görülen bir diğer nedendir. Thibaut ve Kelley tarafından ortaya atılan “Sosyal Değiş-Tokuş Teorisi” görüşüne göre ise; sorunlu ilişkileri bulunan çiftler, olmayanlara oranla, olumsuz ve sıkıntılı davranışları daha fazla, olumlu ve sevindirici davranışları ise daha az değiş-tokuş ederler. Ayrıca mutsuz çiftlerdeki olumsuz davranışların değiş-tokuşu karşılıklı olma eğilimindedir. Seans boyunca terapist, olumsuz değiş-tokuşlara aktif olarak müdahalede bulunarak tartışmaların alevlenmesini engeller.
III. Ulusal Aile ve Evlilik Terapileri Kongresi’ne katılan Davranış Bilimleri Enstitüsü (DBE) psikologları, psikoloji dünyasının temsilcilerine deneyimlerini aktardılar. DBE Kurucu Başkanı Emre Konuk, evlilik öncesi danışmanlık hizmetinin boşanma oranlarını düşürdüğüne dikkat çekti.
Davranış Bilimleri Entitüsü’nün (DBE) psikologları, Aile ve Evlilik Terapileri Derneği tarafından düzenlenen “Entegratif Oryantasyon ve Terapi” temalı III. Ulusal Aile ve Evlilik Terapileri Kongresi’ne katıldı. Boğaziçi Üniversitesi’nde 25-27 Mart 2005 tarihlerinde düzenlenen kongrede, DBE Yetişkin ve Aile Psikolojik Danışmanlık Merkezi psikologlarından Emre Konuk, İbrahim Eke, Hakan Yüksek ve Eda Arduman çalışma grubu, konferans ve sözel bildiriler aracılığıyla çalışmalarını psikoloji dünyasının temsilcileriyle paylaştı.
Kongre’de bilgi ve deneyimleri katılımcılarla paylaşan DBE Kurucu Başkanı Emre Konuk, evlilik öncesi değerlendirme ve danışmanlık hizmetinin tüm dünyada önem kazandığına dikkat çekti. Konuk, “Aile terapisinin geleneksel yöntemlerle yani problem ortaya çıktıktan sonra müdahale eden rolü giderek önemini kaybetmektedir. Boşanmaların hem psikososyal hem de ekonomik etkileri göz önüne alındığında evlilik öncesi danışmanlık hizmeti, boşanma oranını düşüren ve aileyi güçlendiren yaklaşımı ile ülke politikalarına girmektedir” dedi.
Konferansın ilk günü DBE psikologlarından Emre Konuk, İbrahim Eke ve Hakan Yüksek “Aile Terapisi” başlıklı bir bildiri sundular. Bildiride Aile Terapisi’nin temel müdahale teknikleri örnek vaka analizleriyle irdelendi. Katılımcıların sıkça karşılaşabilecekleri sorunlara dair bir öngörü kazanmalarının beklendiği bildiri ile farklı müdahale tekniklerinin dayanakları olan temel teorik yaklaşımların sürece dahil edilmesi ele alındı.
Konferansın ikinci günü, aile terapisini öğrendiği hocası Carlos E. Sluzki’nin katıldığı “Sosyal Network Hastalıkları Nasıl Etkiler” üzerine gerçekleştirilen konferansın oturum başkanlığını da Emre Konuk yaptı. Aynı gün Konuk ve ekibi “EMDR’dan Aile Terapisine Entegratif Geçiş” başlıklı bir çalıştaya katıldı. Çalıştayda EMDR’nin (Eye Movement Desensitization Reprocessing/Göz Hareketleri Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) son yıllardaki hızlı yükselişinin ardındaki neden, Aile Terapisi’nin doğasında var olan esneklik, entegratif geçisler ve bu entegrasyon girişimlerinin, EMDR’ın “hızlı” elde edilen sonuçları sayesinde her geçen gün güç kazanması ele alındı.
Kongrenin son günü ise DBE Kurucu Başkanı Emre Konuk “TAKHAD Amaçları ve Çalışma Prensipleri”, Emre Konuk ve Serkan Özgün “Evlilik Öncesi Değerlendirme ve Danışmanlık Hizmeti” ve Eda Arduman “Ayıplama ve Utanç”ın Çift Hayatı Üzerindeki Sessiz Rolüne İlişkin Bir Anlatı” üzerine birer bildiri sundular.
Aile ve Evlilik Terapileri Derneği (AETD), 1997 yılında İstanbul’da kurulmuş, 1998 yılında faaliyete geçmiştir. Derneğin amacı, Türkiye’de, aile ve çift terapilerine yönelik yapılan çalışmalara katkıda bulunmaktır. Bu doğrultuda alana yönelik çalışmaların takip, tesis, teşvik ve temsili söz konusudur. Derneğin 212 üyesi bulunmaktadır. Üyeleri arasında psikiyatristler, psikologlar, psikolojik danışmanlar, sosyal hizmet uzmanları ve aile hekimlerinden oluşmaktadır. Dernek hakkında daha fazla bilgiye www.aetd.org adresinden erişilmektedir.
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü, bireylere ve kurumlara psikoloji disiplini çerçevesinde hizmet veren, araştırmalar yapan, sistem kuran ve eğitim programları oluşturan bir danışmanlık merkezidir. Psikolog Emre Konuk tarafından 1985 yılında kurulan Enstitü, terapistler ve kurumsal danışmanlardan oluşan geniş uzman kadrosuyla iki ana alanda hizmet sunuyor: Kurumsal Danışmanlık ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri. DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü ve hizmetleri hakkında daha detaylı bilgiye www.dbe.com.tr web adresinden ulaşılabiliyor.
Comments are closed
Son Yorumlar